Kaplıca Bir Tedavidir, Gelişigüzel Olmaz

Adeta bir kaplıca cenneti olan güzel ülkemizin; bu zenginliğinden tam anlamıyla, doğru bir şekilde faydalanamadığımızı söylememiz gerekiyor maalesef.

Kaplıca’da genelde üç madde hedeflenir:

Suyun sıcaklığı ve içerdiği minerallerden şifa bulmak

Suyu içerek ,şifa bulmak

Kaplıca’nın havasından veya bulunduğun bölgenin ikliminden sağlık için faydalanmak…

Allah vergisi bu muhteşem mirası bozmadan sağlığın ve turizmin hizmetine sokmak konusunda başarılı olduğumuzu söylemek zor. Kaynağın hemen etrafına onlarca yapı yaparak, her şeyi kirletmek tesis yapmak olmuyor mesela. Tam tersine kaynak bölgesinin hemen çevresi koruma altına alınmalı, doğallığını bozmamalı, kirlenmesine izin vermemeliyiz. Sağlık için faydalanmak için de mutlaka bir doktorun onayını almalı, onun önerileri doğrultusunda şifa kürlerini gerçekleştirmeliyiz.

Her hastalığın tedavisinde tarihi oluşu, eski oluşu, çok denenmiş oluşu bizler için en önemli pozitif veri olmalıdır.Şifalı sulardan insanlar antik çağlardan beri faydalanmaktadır.Şifalı sular genelde şu başlıklarla bilinir:

KAPLICA: Hamam-banyo gibi üzeri kapalı şifalı su ortamlarıdır.

ILICA: Üzeri açık küçük göl veya gölcüklerden oluşan şifalı sulardır.

ÇERMİK: Halk arasında ılıcalar, kaplıcalar anlamında kullanılır.

İÇMELER: İçilmek suretiyle ve özellikle de mide ve bağırsak hastalıklarında kullanılan şifalı sulara verilen addır. Böbrekler ve idrar yolları üzerinde de dolaylı etkileri vardır.

Şifalı sular genelde iki şekilde ortaya çıkar. Yağmur ve eriyen kar sularının yer altına inmesiyle minerallerle karışarak tekrar yeryüzüne çıkarak meydana gelebilir. Ya da; yer altında sıvı veya hamur kıvamında uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan (magmatik) suların, yüksek basınç ve yer çatlakları sayesinde yeryüzüne çıkmasıyla oluşan şifalı sulardır.

Kaplıcalar; başta kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ile dolaşım, solunum, sindirim, sinir ve kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

Kaplıca tedavisinin kurallarına gelince:

Mutlaka gitmek için doktorun onayı alınmalı, hatta tedavi kürü programını bir doktor çizmelidir.

En az 20 seanslık bir kür uygulanmalıdır.

Seanslar sabah ve akşam aç karnına günde iki kez 15-20 dakika yapılmalıdır.

Tedavi esnasında baş ağrısı, bitkinlik, uyuyamamak, nabız artışı, kabızlık, ishal ya da tedaviye yönelik hastalıkta şikayetlerin artması durumunda ‘’ kaplıca krizi’’ söz konusudur. Bu durumda hemen tedaviyi keserek, doktora ulaşmak gerekir.

Gideceğiniz kaplıcada ; tıbbi donanım ve hekim olduğunu mutlaka soruşturun.

Hijyen çok önemlidir. Hijyenik koşullara uyulmazsa enfeksiyonlar ortaya çıkabilir.

Kaplıca kürlerinden sonra 30-60 dakika süreyle dinlenmelidir.

Kaplıca yerinin iklimini de sorgulayın. Bazı iklimler, bazı hastalıklar için uygun olmayabilir.

Termal havuzda sıcaklık 39-42 °C idealdir.

Tedavi sürecinde ağır ve yağlı yemeklerden kaçının.

Kaplıcaya günde 3 den fazla girmeyin.

Peki, hangi durumlarda kaplıca tedavisi uygun değildir?

Hastalıkların akut (alevlenme,kriz) dönemlerinde

Ateşli enfeksiyon hastalıklarında

Kalp, böbrek, karaciğer gibi organların yetersizliklerinde

Aktif tümör varlığında

Kanama ile seyreden hastalıklarda

Gideceğiniz kaplıcayı seçerken bilinçli olmak, bilgi sahibi olmak size büyük avantajlar sağlar. O halde kulak verin:

Termal su demek için, doğal sıcaklıkları 20 °C’nin üzerinde olan sular kastedilir. Tuz oranı yüksek kaplıcalar; romatizmal ortopedik hastalıklar, periferik sinir sistemi hastalıkları ve jinekolojik hastalıklarda faydalıdır.

Cilt hastalıkları kükürt oranı yüksek termal suları tercih etmelidir.

Kalp hastalıkları ise radon ve karbondioksit içeren suları tercih etmelidir.

İçme küründe kullanılan suyun sıcaklığı genellikle 25°C dir. İçme’de’ içilen suyun

içindeki minerale göre tedavi öngörülür.

Mineralli su kaynakları içilmelidir.

Su içildikten sonra belirli bir süre dinlenmelidir.

Günlük doz mutlaka ufak miktarlara bölünerek verilmelidir.

Bazen de şifalı suların solunum yoluyla alınan minerallerinden faydalanılır.(inhalasyon) Mesela; bikarbonatlı sular akciğerler deki dolu bronşları boşaltır, kalsiyumlu sular ödemi azaltır, antialerjiktir, magnezyumlu sular ise spazm çözücüdür İnhalasyonlar 28-31°C lik sıcaklıklarda 5 ila 15 dakikalık sürelerde yapılır. İnhalasyon ağız yoluyla yapılmalı, yavaş ve derin nefes alıp,10saniye tutulup, hızla nefes verilmelidir.

Klimoterapi; iklim tedavisi olarak adlandırılabileceğimiz hava değişiklikleridir. Deniz havası sinir hastalıklarına, dağ havası romatizma hastalıklarına orman havası da alerji hastalarına uygun değildir.

Kaplıca tedavisi sırasında: fizik tedavisi ve ilaç tedavisinden de destek alabilirsiniz.

Ayrıca masaj, egzersiz, aromaterapi, fitoterapi ve akupunkturda destek amaçlı kullanılabilir Diyetin ve günlük yaşantının düzenlenmesi de kaplıca tedavisinde önemli rol oynar.

Termomineral banyolar üç şekilde etkili olurlar:termal (sıcaklıkla),fiziksel (hidrostatik basınç, türbülans, kaldırma kuvveti, radyoaktivite) ve kimyasal. Ülkemizde bine yakın şifalı su bölgemiz var. İçinden 15 tanesini kısaca tanıtmak isterim bahsedemediklerimden şimdiden özür…

YALOVA Termal kaplıcası: Adeta Türkiye’de kaplıcanın tarihidir.1929 yılında Atatürk tarafından; Fransa ‘dan dan getirtilerek kaplıca müdürü olarak görevlendirilen DR.Nihat Reşat Belger’le çağ atlanmış, bilimsel kaplıca tedavisinin start noktası olmuştur. Maalesef 80’liyılarda bu yapılaşma yıkılmış, otel haline getirilmiş, eğlence ve tatil amaçlı geleneksel bir kaplıca haline dönüşmüştür. Na,Ca,SO 4, ve florurlu termal su içerir.Romatizmal ve ortopedik rahatsızlıklarda başarılı sonuçlar alınır.İçme olarakta kullanılabilir.

AYAŞ Kaplıcaları: Hipertermal ve hipermineralizedir. İçme olarak da faydalanılabilir.

Fizik tedavi birimleri vardır. Banyo olarak tüm romatizmal hastalıklarda, içme olarak karaciğer, mide, bağırsak, safrakesesi, böbrek tembelliklerinde ve parazitozlar da kullanılmaktadır. Türkiye için çok daha iyi değerlendirilmiş olması gereken; Mevla’nın bölgeye harika bir hediyesidir.

HAYMANA Kaplıcaları: Mineralizasyon düşük, ısı yüksektir. Fizik Tedavi birimi mevcuttur.

KIZILCAHAMAM Kaplıcaları: Na.HCO3,CI, F ‘lu termomineral suya sahiptir.

Fizik tedavisi ünitesi vardır. Romatizmal, nöroloji, jinekolojik ve bazı cilt hastalıklarında faydalıdır.

ÇİFTEHAN (Niğde) Kaplıcaları: Na, kalsiyum sülfat ve klorürlü, doğal sıcaklığı yüksek termo mineral şifalı sulara sahiptir. Toros dağları üzerinde konuşlanmıştır. Gelişime açık olmasına rağmen, maalesef hak ettiği konumda değildir.

OYLAT Kaplıcası: İki tarafı vadilerle çevrili bir yamaç üzerinde, muhteşem bir coğrafyadadır. Düşük mineral içerikli yüksek ısılıdır. Sedatif (yatıştırıcı) ve ağrı giderici etkileri kuvvetlidir.

Romatizmal hastalıklarda, bazı cilt hastalıklarında ve hormonal düzensizliklerde banyo kürleri şeklinde kullanılabilir. İçme kürü olarak böbrek hastalıklarında tercih edilir.

GÖNEN Kaplıcası: Mineral bakımından zengin ve yüksek ısılı şifalı sulara sahiptir. Özellikle fibromiyalgi ve bel ağrısında etkindir. Tesislerde alternatif tedavi yöntemleride bulmanız mümkündür.

KARACASU Termal Kaplıcaları: Yüksek mineral düzeyleri ve ortalama 45°C lik sıcaklığıyla romatizmal hastalıklarda kullanılabilir. Güzel bir doğal çevreye sahiptir. Özellikle Büyük Kaplıca diz kireçlenme ve romatizmalarında etkilidir. Yakınlarındaki büyük Bolu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanesinde kullanılan suda yaklaşık aynı niteliktedir.

BALÇOVA Kaplıcaları: Yüksek mineral oranlı ve çok yüksek ısılı doğal şifalı suya sahiptir. Fiziksel tedavi birimi vardır. Kas iskelet sistemiyle ilgili rahatsızlıklarda çok faydalıdır. Hijyenik açıdan çok iyi durumdadır. Yurtdışından hastaların en sık etrcih ettiği termal bölgemizdir. İçme kürlerinde de kullanılabilir.

Bursa KERVANSARAY Kaplıcası: Düşük mineral içerikli, ortalama 40°C sıcaklıkta şifalı suya sahiptir. İçme kürü uygulanabilir. Fizik tedavi birimi vardır. Romatizmal, ortopedik hastalıklarda iyi sonuçlar alınmaktadır. Termal otel niteliğindedir.

ORUÇOĞLU Afyon Kaplıcası: Yüksek mineralli. Ortalama 49°C sıcaklıkta şifalı suya sahiptir. Fizik tedavi birimleri vardır. Romatizmal ortopedik hastalıklarda ve sedef gibi cilt hastalıklarda etkilidir. Kaplıca otel niteliğindedir.

KUZULUK Sakarya Kaplıcası: Yüksek mineralli. yüksek sıcaklıklı (80°C) şifalı su içerir. Romatizmal ve ortopedik hastalar için uygundur. İçme kürleri için uygun degildir. Çevresinde çok sayıda turistik yapı vardır. Devre mülk kaplıca evleri tarzındadır.

TUZLA İçmeleri ve Kaplıcaları: Tuzlu, ılık mineralli suya sahiptir. İçme kürleriyle haklı bir üne sahiptir.

HÜDAİ (Afyon) Kaplıcaları: yüksek mineralli, sıcak (doğal sıcaklığı 68°C)şifalı suya sahiptir. Romatizmal hastalar tercih edebilir. Çamur tedavilerinin kapsamlı şekilde yapılabildiği en ünlü kaplıcamızdır.

Bursa KÜKÜRTLÜ Kaplıcası: Kükürtlü doğal şifalı su; romatizmal ortopedik hastalıklar ve cilt hastalıklarında tercih edilmektedir. Uludağ Üniversitesi bünyesindedir. Kronik bel ağrısında etkilidir.

Son söz; şifalı sular ve kaplıcalardan bu kadar zengin ülkemizde; bu tedaviler SGK ‘nın geri ödeme kapsamında olmalı, hastalarımızın doktor raporuyla buralardan faydalanmalıdır.

Op.Dr. Adnan BAĞRIAÇIK

No products in the cart.

Görüşmeye başla
Canlı Destek
Merhaba,
Size yardımcı olmak için buradayız.